03 Nisan 2026 - Cuma

Zonguldak siyaseti sakinleşmeli

Zonguldak İl Genel Meclisi seçimleri yapıldı

Yazar - Seda Fidan
Okuma Süresi: 6 dk.
Seda Fidan

Seda Fidan

zonguldakseda@hotmail.com.tr - 05466635167
Google News

Bizzat katılmadım ama iki parti yöneticilerinin ve basın yayın kuruluşlarının anlık attığı tartışma videolar ve yapılan haberlerle tartışmalara vâkıf oldum.

Fazla söze gerek yok aslında.

CHP aynı CHP.

Belediye Meclisi seçimlerinde de, İl Genel Meclisi seçimlerinde fire veren bir CHP vardı yine.

Yine yenilgiye karşı sergilenen tartışmalı bir tutum, tahrik ve itirazlar.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ı seviyor, sayıyor, başarılı buluyoruz Zonguldak sorunlarını gündeme getirmesi konusunda.

Tahrik sadece AK Partililere karşı değilmiş görüntülere göre.

Devlete, Devletin askerine karşı yapılan bir tahrik de gözlerimize sokuldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, “Dağıtırım burayı” söylemi bir tahrik…

Yaşanan gerginliğin ardından tedbirlerin alınması için salona gelen Zonguldak İl Jandarma Alay Komutan Yardımcısı Albay Orhan Kaş ‘a yönettiği; “Coplayacak misiniz” sorusu ayrı bir tahrik.

Ancak bu secimde dile getirdikleri ve orada olanları tahrik etmesi yakışması.

Kendisinden benim beklentim ortada bir yanlış veya usulsüzlük varsa eğer her zaman olduğu gibi hukuka başvurmaları olmuştu.

Tartışma ortamında kendine yakışanı yapan yine AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan oldu.

Tahriklere ayak uydurmadı, meclis üyelerini ve partilileri sakinleştirdi, salonun dışına çıkardı.

Tek bir falsosu oldu videolara göre o da; “Ne bağırıyorsun lan sen” oldu.

O kadar tahrike rağmen ağzından çıkan tek kelime bu oldu.

Varsa yanlış gidilir, itiraz edilir.

Bu kadar yaygaraya, rezilliğe gerek var mi`

Kaldı ki kendi içlerinde yapılan ön seçimlerde bile kavgalarıyla, birbirlerinin kuyusunu kazmalarıyla ön planda olmaktan başka ne yapıyor CHP’liler.

Muhalefet memleket için olur, menfaat için değil.

Bunu kavrayamadılar.

Zonguldak insani sorunlara çözüm bekliyor

Kömür dışında istihdam alanları bekliyor,

Yandaşına değil, ihtiyacı olana iş verilsin istiyor.

Siyaset yiyor birbirini.

Biz sıkıldık bu kavgalardan kendinize gelin artık.

 

Cezaevinden arandım

 

Geçtiğimiz günlerde Zonguldak’ta bazı basın yayın organlarında; Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumu hakkında dikkat çeken bir darp iddiası ortaya atıldı” başlıklarıyla bir haber yayınlandı.

Haber Cimer’e mahkum yakını tarafından yapılan şikâyet üzerine yapılmış.

Haber içeriğinde; “Ben Gökhan K*****, Zonguldak Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan kardeşim Ömer K***** ile ilgili yaşanan ciddi darp olayını bildirmek istiyorum. Bugün saat 17.00 civarında, cezaevinde “Gezer marka terlik sorumlusu” olarak görev yapan M******* isimli gardiyan, kardeşime izinli olmasına rağmen haber göndererek “Üstünü giy, bugün çalışacaksın” demiş. Kardeşim de buna uyarak üstünü giyip tekrar görevinin başına gitmiş. Kardeşim oraya geri döndüğünde, kendi anlatımına göre yaklaşık 10 kadar gardiyan birden üzerine atlayarak onu darp etmiş. Bu olay sonucunda kardeşimin ağzı ve yüzü kan içinde kalmış, ciddi şekilde darp edildiğini öğrendim. Buna rağmen kardeşime darp raporu alması için izin verilmediği bilgisi tarafıma ulaştı. Kardeşimin can güvenliği konusunda derin kaygı duyuyorum. Şikayetimin ivedilikle yetkili makamlara iletilmesini, kardeşimin güvenliğinin sağlanmasını ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasını istiyorum” seklinde.

Şuana kadar yetkililerden bir açıklama gelmedi.

Taraflarda basın karşısına çıkıp bir açıklama yapmadı.

Sabah bir numaradan arandım

Numarayı bilmediğim için açıp açmamakta tedirgin oldum uyku sersemi, kodu 372 olduğu için açtım

Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan bir mahkumdu beni arayan ve anlattı.

“Zonguldak gündemine bir haber düştü Seda Hanım. Bende burada cezamı tamamlıyorum. Koşulları yaşayan ve gören benim. Burası devletin evi. Her yer kamera dolu iddiaların gerçek olması mümkün değil. Burada herkesin yerine getirmesi gereken yükümlülükler var. Yükümlülüklerini yerine getiren herkes kendi evindeymiş gibi rahat. Allah kimseyi düşürmesin sonuçta mahkumiyet. Ama devletin evinde, devletin memurlarının bir mahkuma bu şekilde davranması imkânsız. Devletimiz buna izin vermez. Bu konuda kamuoyuna bir hatırlatma yapabilir miyiz. Hem çevreme hem de ulaşabildiğim basın kuruluşlarına koşulları aktaracağım” dedi.

Allah düşürmesin kimseyi.

Haber iddia mi, gerçekle uyuşuyor mu bilemiyorum.

Ama 10 gardiyanın bir mahkuma saldıracağı ve darp edeceği iddiası bana pek olabilir bir ihtimal gibi gelmedi.

Neden ihtimal vermiyorum biliyor musunuz?

Kısaca açıklayayım

Yıllar önce Beycuma Cezaevinde mahkumlara moral günü düzenlendi.

Bizde basın olarak katıldık

Fotoğraf çekerken bir mahkum beni tanıdı ve bana: `Seda naber beni tanımadın mı? Ben …. Sizin oralardanım 16 senedir cezaevindeyim” dedi.

İşlediği suçtan dolayı adını duymuştum ama suçu büyüktü önemsemedim, işime baktım.

Anında gardiyan aracılığıyla Cezaevi Müdürü ve Cezaevi Savcısı beni yanlarına çağırarak; “Mahkum ne dedi, ne konuştunuz, senden ne istedi” diye sordu.

Bizden bile şüphelenen  yetkililer varken, gardiyanlar mahkum üzerinde baskı kurabilirler mi? Mahkumu darp edebilirler mi?

Hele de devletin evinde.

Varsa da böyle bir şey devlet gerekeni yapar.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.