AHMET ATEŞ GAZA GELMİŞ OLMALI
Sosyal medyada gündem olan bir penguen var ya hani, Zonguldak’ta ortalığı ayağa kaldırdı.

Seda Fidan
zonguldakseda@hotmail.com.tr - 05466635167Bu penguen hikayesini AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan Zonguldak’ta başlattı.
Şiirleri ve hikayeleri ile Zonguldak siyasetinde gündem yaratan Çağlayan’ın penguen görseli ile Zonguldak Belediyesini eleştirmesi, Zonguldak’ta penguen akımını başlattı.
Çağlayan’ın şiirlerini örnek alan ve şairliğe soyunan CHP siyasette şiirleri ile gündem olmayı başaramamışken, Çağlayan’ın penguen akımına cevap vermeyi de başaramadı eline yüzüne bulaştırdı.
Hazırladıkları video ile iktidarı eleştirmeyi beceremeyen akıllar, Zonguldak Basınını
eleştirdi.
Videodaki paspal ve uyuyan gazeteci figürü Zonguldak basınını ikiye böldü.
Videoyu hazırladıkları öne sürülen CHP İl Başkan Yardımcıları Emirhan Erdem ve Ahmet Ateş, bu yaptıklarıyla basının tepkisine neden oldu.
Ahmet Ateş gaza gelmiş olmalı.
Emirhan Erdem’i tanımam etmem.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in oğlu vasfından sonra yönetime girmiş bir isim.
Ama Ahmet Ateş’i tanırım.
Yıllardır CHP’ye verdiği emeği de bilirim, basınla olan diyaloglarını da.
Ahmet kardeşim kesin babasının başkanlığı ile kendini Kafdağı’nda sayan Emirhan Erdem’in aklına uymuş olacak ki, basını karşısına aldı.
Ama yanlış yaptı.
Bu konuda il başkanı Devrim Dural özür yayınladı ama bence asil özür dilemesi gereken yıllardır basınla arası iyi olan ve birilerinin gazına gelen (Bu benim izlenimim. Kendisi bu kötülüğü yapmazdı) Ahmet Ateş’tir.
Şu anki CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan ile Ahmet Ateş’in CHP’ye verdikleri emeği de gördüm, basına verdikleri değeri de.
Bu yanlış Ateş’in tek basına verdiği kararla ortaya çıkan bir yanlış değildir.
Emirhan Erdem’in basında bir değeri olmadığı için ben özrü Ahmet Ateş’ten bekliyorum.
Erdem’in gazıyla basını küçük düşüren Ahmet Ateş’in basından özür dilemesi gerekir.
Çünkü insanoğlunu en çok değer verdiklerinin hatası üzer.
PASPAL OLSAK TA “ÖRGÜT” DEĞİLİZ
Yıllardır yılbaşı ve bayram mesajları yayınlarız.
Kolay kolay kimseden onay almadan mesajını yayınlayıp para istemem.
Sadece yoğunluğundan dolayı bana onay için dönüş yapamamış ancak, mesaj yayınlananların arasında olması gerektiğine inandığım dostlarımın mesajını kafama göre yayınlarım gerekirse para da almam.
Yine bu yılbaşı mesajlarında CHP İl Başkanı Devrim Duraldan mesaj için onay istedim, verdi.
Mesajı biz klasik mesaj olarak yayınlıyoruz.
Haber olarak yaptıkları kutlamaları da zaten attıkları şekilde yayınlıyoruz
İl Başkanı Devrim Dural adına klasik olarak hazırladığım mesajda, “…… Teşkilatımızın” ibaresi vardı.
Mesajın hazır halini onay için Sayın Dural’a watshap üzerinden attım.
Kendisi bana; “Teşkilat yerine biz ÖRGÜT” kullanıyoruz dedi.
Tamam dedim ama ne mesajı değiştirdim ne de parasını aldım.
“Örgüt” deyince aklımıza farklı gruplar geliyor ve ben bu kelimeden haz almıyorum.
Teşkilat deyince CHP’mi dağılacak ne olacak?
Bize paspal ve uyuyan gazeteci yakıştırması yapan zihniyetle aynı Örgütte olacağımıza, basın teşkilatı olarak kaldığımız ve bildiğimiz yoldan devam ederiz.
Kimse Zonguldak Basınına ayar vermeye kalkmasın.
Ayar ve akıl vereceğinize maddi manevi destek verin de bir işe yarayın.
Senden alamayan, ondan alamayan, çalma çalamayan, maaşında sıkıntı yaşayan basın nasıl şık olsun?
Basını pesinizde koşturmayı biliyorsunuz, watshap gruplarından haber atmayı, haber yayınlanmayınca da gazetecilere babanızın kızı oğluymuş gibi trip atmayı biliyorsunuz…
Basın sizden bir şey isteyince ya partiye fatura kestirip zarara uğratıyorsunuz, ya da üç kuruşu cebinizden karşılamamak adına yok “Teşkilat değil örgütmüş”, yok “Teşkilattan bana ne teşkilatı sil Zonguldak halkınınkini kutla” bahaneleriyle bizim karşımıza çıkıyorsunuz.
Siz önce kendi içinizdeki kavramlara, samimiyete bir bakin sonra basını eleştirin.
ENGİN AYGÜN VE BİZ
2005 yılında tanıdım Engin Aygün’ü
O dönemler Zirve Gazetesinde çalışıyordum.
O dönem patronum olan Alev Uzunbaş’ın; “Kilimli ‘de Engin Aygün var. Bölümde bulursun onu. Sana abonelik ve reklam konusunda destek çıkar, sana sahip çıkar” dedi.
Daha o zamanlar mesleğe yeni girmiştim Yaş 20, reklamcılık işine yeni girmişim çekingen ve korkak biriydim. Hem kendimi koruma anlamında hem de para kazanma anlamında birilerinin bana sahip çıkması gerekiyordu.
Abla olarak Alev Uzunbaş, abi olarak Engin Aygün sahip çıktı bana
Alev Hanım’a bu konuda minnet borçluyum.
Engin Aygün’ü tanımama vesile olduğu için.
Bölüm yazıhanesinde oturur, gazetemizi alır, reklam verir, çevresindeki insanları arayıp; “Benim kızım gelecek. Zirve Gazetesine abone olun, reklam verin destek olalım” derdi.
O günden sonra sözünün geçtiği, çevresinin olduğu her yerde çalıştığım gazetelere abonelik, reklam anlamında sahip çıkan Engin Aygün vefa borcum var.
Benim ve benim çalıştığım gazete patronlarının da vefa borcu olması lazım.
Kilimli Spor başkanlığı döneminde ben ve Spor Muhabiri Selçuk Koçaklı’yı hiç yanından ayırmadı Engin abi.
Kilimlispor için sattığı arabasını da biliriz, deplasman için yaptıklarını da.
Ne aç bıraktı ne açıkta.
Aygün ve Aygün gibi gazetelerine destek olan herkese karşı vefalı olmak lazım diye düşünüyorum.
Ama bizim meslekte nerde o vefa.
Alıp alıp unutan, ilk yanlışında yazan, eleştiren grup var bizim meslekte.
Engin Aygün’ün cenazesine katılmadım.
Bu vefasızlık değil, çok üzüldüm ve o tabutu görmek istemedim.
Alaplı’ya çalışmaya gittiğimde bile orada oldugumu başkasından duyup hal hatır soran, işyerine davet edip yine gurbette bana sahip çıkan bir adamdı Engin Aygün.
Herkese baba diyenlerden nefret ederdim ama Engin Aygün bana ve Selçuk Koçaklı’ya baba şefkatiyle yaklaştı sahip çıktı.
Hakkini helal et Engin abi.
Mekânın cennet olsun.
Aygün Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

