Hamzaçebi'den üzücü hamle

Zonguldak'ın en güvenilir inşaat firmalarından biri olan Hamzaçebi Mühendislik Müteahhitlik Sahibi Turgut Hamzaçebi, sektörün sıkıntılarını ve çözüm önerilerini dike getirirken, beklenmedik bir hamle yaptı

Ekonomi Yayın: 24 Nisan 2026 - Cuma - Güncelleme: 24.04.2026 17:57:00
Editör - SEDA FİDAN
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News
Yıllardır inşaat sektörünün sıkıntılarını dike getiren ve sektörün huzura ermesi adına çözüm önerileri sunan İnşaat Mühendisi ve Müteahhit Turgut Hamzaçebi, sıkıntıları ve çözüm önerilerini yenilerken, sektörden çekileceğini açıkladı. Zonguldak`ta yaklaşık 50 yıldır inşaat sektöründe hizmet veren İnşaat Mühendisi ve Müteahhit Turgut Hamzaçebi, inşaat sektörünün ülkemizdeki durumunu değerlendirdi. * Hamzaçebi Mühendislik Mimarlık ve İnşaat Şirketi Sahibi, İnşaat Mühendisi ve Müteahhit Turgut Hamzaçebi, kentsel dönüşüm, inşaat sektörünün ekonomi ve istihdamdaki yeri, içinde bulunduğu durum hakkında değerlendirmelerde bulunarak çözüm önerileri sundu. * Sorularımızı 50 yıllık deneyimleriyle cevaplayan Hamzaçebi, Türkiye’nin sadece inşaat sektörü değil birçok alanda içinde bulunduğu sıkıntılardan, Siyasi iç çekişmeleri bırakıp, birlik ve beraberlik ruhuyla hareket edilmesi halinde kurtulabileceğinin altını çizdi. Artık konut sektöründen çekileceğini söyleyen Hamzaçebi özellikle konut ve inşaat sektörü ile ilgili görüşlerini şöyle ifade etti: “Bilindiği gibi yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla İnşaat Sektörü ülke ekonomilerinde kaldıraç görevi üstlenmektedir. İnşaat sektörü İstihdam kabiliyeti en yüksek sektörlerin başında gelmektedir. Yüzlerce meslek dalını ilgilendiren, istihdam ve üretim sürecini büyük ölçüde etkileyen, 300 den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliği olan bu sektör ekonomide de lokomotif sektör rolünü oynamaktadır. Bu gün geldiğimiz noktada; TL'nin Dolar ve Euro karşısında kaybettiği değer ve üst üste demirden betona, çimentodan kireç'e, akaryakıttan hububata, velhasıl iğneden ipliğe her şeye peş peşe gelen zamlar doğal olarak ekonominin lokomotifi inşaat sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Bu durumun ilimizdeki ve ülkemizdeki yansıması birçok sektöre darbe vurduğu gibi en çok inşaat sektörünü etkilemiş bulunmaktadır. Özel yatırım açısından ülkemizde inşaat sektörü en çok konut alanında faaliyet sürdürmektedir. TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesi, İran, ABD ve İsrail savaşı nedeni ile akaryakıta gelen yüksek zamlar, kredi faizlerinin yüksekliği İnşaat malzemelerine de yansımıştır. Yaklaşık yüzde 300’lere varan fiyat artışları Konut sektörünü durma noktasına getirmiştir. Bütün bunlara üstlük piyasanın dengesi bozulmuş, artık çekle, senetle iş yapılamaz duruma gelinmiştir. İnşaat malzemesi satan firmalar ya kredi kartı ile ya da peşin çalışmak durumunda kalmışlardır. Buda ufak firmaları, taşeron firmaları olumsuz etkilemiş, bu firmalar iş yapamaz duruma gelmişlerdir. Dolayısıyla ülkemizde istihdam alanı daralmış işsizlikte artmıştır. Bu gün yapılar yapmak, şehirler kurmak çok boyutlu bir iştir. Bu işte mühendislik, mimarlık, sanat, estetik, tarih ve daha nice faktörlere hâkim olmak gerekir. Bizler maalesef plan yapma, yapı yapma, yerleşme, kentleşme işlerini hafife almışız. 99 depremi bize ders olmuş yeni yasa ve yönetmelikler çıkarılmış, kentsel dönüşüm adı altında yeni yerleşim alanları kazanılmaya çalışılmıştır. Elbette Kentsel Dönüşüm Yasasının ülkemize çok büyük faydası olmuş ve olacaktır. Çünkü başka türlü kentleri yenileme imkânı yoktur. Kent merkezlerinde kentsel dönüşüm yasasından faydalanarak eski binaların bir kısmı yıkılmış, yenileri yapılmış bir anda şehirlerimizin yüzü değişmiştir. Bilindiği gibi Şehirlerde çevresel konum çok önemlidir. Eğer vatandaşa yaşanabilecek bir çevre üretebilirseniz kolay kolay göç vermezsiniz. Hatta ilinizden iş nedeni ile göç edenler emekli olunca tekrar doğup büyüdükleri kente dönüş yaparlar. Dışardan gelenlerde emekli olunca bulundukları ili terk etmezler. Elbette ilimiz içinde bu geçerlidir. Cumhuriyetimizin ilk metropol kenti olan Zonguldak’ın geçmişe dayalı özel bir kültürü vardır. Eğer bu kültürü yeniden canlandırıp yaşatabilirsek, Zonguldak 81 il genelinde yaşanabilir şehirlerin başında gelen bir kent olabilir. Zonguldak ilimiz, mevcut imkânlarını ve potansiyelini bugüne kadar iyi bir planlamayla yönetemediği için ve şehrimizin resmi ve sivil kesimleri ortak bir hedef etrafında birleşemedikleri için devamlı gerilemiştir. Oysaki kentimiz siyasal, Akademik, bürokratik ve sivil toplum kanadında önemli bir birikime sahiptir. Zonguldak bu birikimi bu güne kadar maalesef yeterince değerlendirebilmiş değildir. İnşaatın ana sektörlerinden biri olan konut sektörüne gelince, Ülkemizde son yıllarda yaşanan ekonomik krizler nedeniyle ailelerin bütçesi küçülmüştür. Gelirler daraldığı her şeye zam üstüne zam geldiği için vatandaşın konut alımı da imkânsızlaşmıştır. Daralan ekonomi nedeniyle yeni konut üretimleri de artık desteklenemez olmuştur. Özel konut şirketleri ise üst gelir gurubuna konut üretmeye başlamıştır. Sektörün girdiği bunalım nedeni ile artık kentsel dönüşümde hızını kaybetmiştir. Ülkemizin bazı bölgelerinde ilimiz Zonguldak ta olduğu gibi araziler kısıtlıdır. O nedenle öncelikle konuta ihtiyacı olan kesim ve bölgeler net şekilde belirlenmeli uygun araziler arttırılmalıdır. Çünkü köylerden kentlere akım durdurulamamış çoğunluk şehir merkezlerine yığılmıştır. Şehirlerde ev sahibi olamayacak kesim sayısı artmıştır. Devletin ev sahibi olarak bu kesime uygun yeni konutlar geliştirip üretilmesini teşvik etmesi gerekir. Konut kredi faizlerinin düşürülüp ev sahibi olmak isteyenlere destek sağlanmalıdır. Dikkat ederseniz ülkemizin nüfusu artmakta fakat yeni nüfusa yeterli konut üretilmemektedir. Bugün geldiğimiz nokta da özellikle büyük şehirlerde meydana gelen yığılmalar nedeniyle düşük konut üretimine karşılık yüksek talep ve mevcut konutların pahalılığı derinleşen bir problem halini almıştır. Konut üretimi giderek yıldan yıla azalmıştır. Mevcutlar ise hem ihtiyacı karşılamamakta, hem de fiyatları arttırmaktadır. Ülkemizde sık sık yaşanan depremler nedeni ile sağlam ve depreme dayanıklı konutların üretimlerinde çeşitli kıstaslar getirilmiş buda maliyetleri yükseltmiştir. Konut fiyatlarının yüksekliğinden şikayet eden vatandaş haklıdır. Ülkemizi idare eden yöneticilerin, kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin, özellikle düşük ve orta gelirli guruplar için uygun fiyatlı konut projelerinin sayısının arttırılmasını teşvik edecek politikalara öncelik vermesi gerekmektedir. Evsiz ve işsiz sayısının artmaması için bu gereklidir.
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.